How A Young Teacher Learned the Sign Language and Used It to Teach Mathematics to the Deaf

Bu haftaki konuğumuz Pelin Baykan. Genç yaşına rağmen Pelin cetin hedeflerine ulasmakta epey yol katetmis durumda. Kendisi bize Anlatan Eller projesinden, hayallerinden ve gelecege yonelik hedeflerinden bahsetti.

Iste soylesimiz:

Our guest this week is Pelin Baykan. Despite her young age, Pelin has come along way in accomplishing her ambitious goals. She told us about her project, Anlatan Eller, her dreams and goals for the future in our conversation with Pelin.

Here’s our conversation:  

Muki: Bize biraz kendinden bahseder misin? 

Can you tell us a little about yourself? 

Pelin: Merhaba! Ben Pelin Baykan. İstanbul Üniversitesi Matematik Bölümü mezunuyum. Sessiz matematiğin öğretmeniyim. :)

Hi! I am Pelin Baykan. I am a graduate of the Department of Mathematics at Istanbul University. I am the teacher of silent mathematics. :)  

Muki: İsaret dilini nasıl öğrendin? Seni işaret dilini öğrenmeye teşvik eden neydi?

How did you learn the sign language? What has led you to learn the sign language? 

Pelin: Benim işaret dilini öğrenmemdeki en büyük etken iletişimdi. Üniversite zamanlarımda yolda, toplu taşımada sağır bireylerle karşılaşıyordum. Aralarındaki o muazzam iletişimin etkisini yaşıyordum her seferinde. İşiten bir ailenin işiten bir çocuğuyum ben. Ailemde veya arkadaşlarım arasında hiç sağır birey yokken ben bu gözlemi yaparak ‘anlaşacağım!’ diyerek başladım hikayeme. Tamamen bireysel bir istekle, iletişim kurabilmek için işaret dilini öğrendim ben. :)

The biggest factor for me to learn the sign language was communication. I used to come across deaf individuals on the street and public transportation when I was in college. Every time, I was amazed by the perfect communication that was taking place between the deaf people. I am the hearing child of a hearing family. I started my journey after making this observation and telling myself, "I will communicate with them." when I had no one in my family or among my friends who was deaf. I learned the sign language completely out of personal desire and to for being able to communicate. :)  
 

unnamed.jpg

Muki: Isaret dili hakkında bilgisi olmayan birine işaret dilinin ne oldugunu kısaca nasıl anlatırsın?

For those who may not know, how can you briefly describe sign language is? 

Pelin: İşaret dili tarifi olmayan harika bir dil. Her yeni gün öğrenmeye devam ettiğiniz, mimiklerinizi, beden dilinizi özgürce kullandığınız, özgürlüğü ve kendinizi hissettiğiniz bir dil. Anlaşmanın, iletişim kurmanın güzelliğini tarif etmek biraz zor. :)

Sign language is an indescribably wonderful language. It is a language that you keep learning everyday, where you freely use your mimics and body language, and where you feel the freedom and yourself. It is a little hard to describe the beauty of mutual understanding and communication. :)  

Muki: Her dilin kendine özgü bir işaret dili mi var? Yani bir dile ait işaret dilini öğrenen bir kisi butun dillerde işaret diliyle iletişim kurabilir mi?

Does every language has its own sign language? In other words, can a person who understands sign language communicate with the speakers of other languages using the same sign language? 

Pelin: Her dilin kendine özgü bir işaret dili var. Biz Türkiye’de Türk İşaret Dili’ni kullanıyoruz. Türkiye’de de lehçe farklılıkları giriyor işin içine. Bazı kelimelerin işaretleri lehçe farklıklarına göre değişebiliyor. Dünya üzerinde 100 den fazla işaret dili mevcut. Normal şartlarda sadece Türk İşaret Dili’ne hakimseniz yabancı bir sağır ile iletişim kurmanız çok zor. Fakat bu noktada kendimden bir örnek vermek istiyorum. Geçtiğimiz sene 2017 yazında Samsun’da dört yılda bir düzenlenen sağır olimpiyatları yapıldı ve dünyanın her yerinden sağırları Samsun’da ağırladık. Samsun’a gittiğimde Uluslararası işareti bilmiyordum fakat alfabesini biliyordum. Yabancı sağır bir arkadaş edindim. Kendisi ile derinlemesine bir sohbet edemedik elbette Türk İşaret Dili’ni kullananlara göre ama temel iletişimi sağlayabildim. Dediğim gibi işaret dili tüm bedeninizi ve mimiklerinizi özgürce kullandığınız bir dil olduğu için, anlaşmanıza engel hiçbir şey yok. Sadece istemek önemli. :)

Every language has its own sign language. We use the Turkish Sign Language in Turkey. There is also regional dialectic differences that we have to take into account in Turkey. The signs of some words may be different in various dialects. There are more than 100 sign languages in the world. Normally, if you only know the Turkish Sign Language, it is hard for you to be able to communicate with a foreign deaf. However, let me give you an example about myself. Last year, during the summer of 2017, a deaf olympics was held in Samsun, which is held every four years, and we hosted deaf people from all around the world. I didn't know the international sign language when I went to Samsun, but I knew its alphabet. I made friends with a foreign deaf person. Of course we were not able to have a deep conversation, but considering the fact that I was a Turkish Sign Language speaker, I managed to communicate at a basic level. Like I've said, since the sign language allows you to use your whole body and mimics freely there is nothing stopping you from being able to communicate. You just have to want it. :) 

Muki: Isaret dilini hiç bilmeyen bir kisi icin bu dili öğrenmek ne kadar zaman alır?

How long does it take to learn the sign language for a person who knows nothing about it? 

Pelin: Dil öğrenme süreciniz hiçbir zaman bitmiyor. Ben 3 yıldır aktif olarak bu dili kullanıyorum ama her geçen gün daha fazla öğreniyorum. Sağır kültürü dediğimiz bir kültür var. Kültürün farkında olmak asıl önemli olan. Kültürün farkındalığında olduğunuz zaman temel iletişimi öğrenmeniz çok kolay oluyor. Biraz da istekle alakalı. Pratik yapmazsanız her dil gibi unutursunuz. Ben ilk öğrenmeye başladığım günden bugüne her sabah uyandığımda rüyamı ayna karşısında kendime anlatırım. Sürekli ayna karşısında pratik yaparım. Emek vermek gerekiyor. :)

The process of learning a language never ends. I have been using this language actively for the last 3 years but learning more and more everyday. There is a culture called the deaf culture. It's important to be aware of this culture. It is easy to learn the basic communication when you have this cultural awareness. This also has something to do with having a desire. Like with any language, you will lose it if you don't practice it. Since the day I began learning sign language, I have been telling myself my dreams in front of the mirror every morning. I always practice in front of a mirror. You need to put in the work. :) 

maxresdefault.jpg

Muki: Isitme engelli olmayan kisilerin işaret dilini öğrenmesinde sence ne gibi faydalar var?

What do you think the advantages of learning the sign language for a person who is not hearing impaired? 

Pelin: Ben olayı dramatize edenlerden değilim asla da olmayacağım. Çoğu insan ‘ya bu dili öğreneyim elbet bir gün lazım olur’ diyerek öğrenmeye başlıyor. Veya en nefret ettiğim cümelerden biri ‘biz de bir engelli adayıyız.’ Ya hayır böyle bir şey yok. Ben bu konularda karşı duran tarafım. Önemli olan iletişim! Dezavantajlı bireylere ‘vah vah’ diyerek yaklaşan kişilerden asla olmadım. Türkçe ve Türk İşaret Dili gramer yapıları birbirinden farklı olan iki dil. Bu her ülke için geçerli. Bu yüzden doğru bilinen en büyük yanlışlardan biri ‘sağırlarla yazışarak doğru iletişim kurabiliriz, dudak okuyarak anlaşabiliriz.’ Hayır anlaşamayız! Biz işiten bireyler olarak sesli bir dil kullanıyorsak, sağır bireyler de elleri ile anlatıyor. O zaman ortak bir paydada buluşmamız lazım bu da işaret dilinden geçiyor.

I am not, and won't ever be, one of those dramatic people. Many people begin by saying 'Let me learn this language, I may need it some day.' Here's one of the things I hate the most: "We, too, are candidates of a disable." No, come on. I am against views like this. Communication is what matters! I have never been one of those who approach disabled people with pity. Turkish and Turkish Sign Language are two different languages with different grammar structures. This applies to every country. Therefore, one of the myths is that 'we can communicate correctly with the deaf by putting things in writing, we can communicate by reading lips.' No, we can't! Just as we use a voiced language as people with hearing ability, deaf individuals communicate through their hands. Hence, we need to find a common ground and that is the sign language. 

Empati yapmanızı öneririm. ‘Neden bu dili öğrenmeliyim?’

I would like you to empathize with those who can't hear. 'Why should I learn this language?'

Sağır bir birey olduğunuzu ve hastaneye gittiğinizde doktorunuzla anlaşamadığınızı, çünkü doktorunuzun işaret dilini bilmediğini veya okuldayken ders anlatılırken hiçbir şey anlamadığınızı çünkü öğretmeninizin işaret dilini bilmediğini düşünün. Bilgiye erişim herkesin hakkı değil mi? Bilgiye erişemediğinizi çünkü iletişimin olmadığını düşünün.

Think about being a deaf individual and not being able to communicate with your doctor when you go to the hospital because your doctor doesn't know sign language or not understanding the subjects covered in school because your teacher doesn't know sign language. Isn't access to knowledge a right for everyone? Think about not being able to access information because there is no communication.  

Muki: Anlatan Eller projesi nasıl dogdu?

Pelin: Daha önce de bahsettiğim gibi, kendi bireysel isteğimle iletişim kurmak için ben işaret dilini öğrendim. İlk eğitmenim sağırdı. Canım Serdar! Serdar ile iletişim kurdukça zaten sağır arkadaş çevrem gelişmeye başladı. Sağır arkadaşlar edindim ve neredeyse haftanın en az iki günü sağır arkadaşlarımla buluşuyordum. Bir gün arkadaşım Cem benden matematik çalıştırmamı istedi ve biz ders çalışmaya başladık. Hayatımda ilk defa işaret dili ile matematik anlattım. Çok farklı bir deneyimdi. İlk dersimizi fotoğrafladım ve sosyal medyada paylaştım derken eğitimde fırsat eşitsizliğini fark ettim. Sağır bireylerin Türkiye’de aldıkları eğitimde işiten bireylerle eşit şartlarda olmadıklarını gördüm. Araştırdım ve karar verdim. Ellerimle matematik anlatacaktım. Anlatan Eller böyle doğdu. :)

As I have mentioned before, I personally had the desire to learn the sign language to be able to communicate with it. My first instructor was deaf. My dear Serdar! I expanded my circle of deaf friends as I kept communicating with Serdar. I made friends with the deaf and started meeting with them almost two days a week. One day, my friend Cem wanted me to help him study math and we started to study together. I explained math using the sign language for the first time in my life. It was a very unique experience. I took a photo of our first lesson and shared on social media. That made me aware of the inequality of opportunities in education. I saw that the deaf individuals did not have an equal footing with those who can hear in Turkey. I did a research and made a decision. I was to explain math with my hands. That's how Anlatan Eller was born. :) 

Muki: Bugune gelinceye kadarki serüveninden biraz bahseder misin?

Pelin: Ellerimle matematik anlatmaya karar verdiğimde yeni mezun olmuş bir işe girmiştim. Çalışıyordum. Amacım Türkiye’de çift yıllarda yapılan Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavının matematik alanına hazırlanmaktı. Fakat sonradan fark ettim ki asıl sorun dört işlemdeydi. Yani sayıları tanımıyorduk, toplama ve çıkarma işlemlerinin teorik olarak çıkarımlarını bilmiyorduk vs. O dönemde bir mesaj almıştım, sonradan işitme kaybına uğramış bireyden. Bana: ‘iki elinin ışığı bizleri aydınlatacaktır.’ demişti. O mesaj hayatımı değiştir. İşimden istifa ettim, hayatımı, mutluluğumu, heyecanımı, kendimi Anlatan Eller’ime adadım. İyi ki de yapmışım! Harika öğrencilerim oldu, olmaya da devam ediyor. Harika insanlar biriktirdim hayatımda.

When I first decided to teach math using my hands, I had just graduated from the university and landed my first job. I was working. My goal was to prepare for the math section of the Disabled Public Personnel Selection Examination, which is held every two years. However, it just occurred to me that the issue was with the four operations in math. 

Muki: Anlatan Eller projesinden calismak sana ne gibi deneyimler kazandırdı?

Pelin: Anlatan Eller benim hayatımın dönüm noktası zaten. Kendime olan inancım ve gücüm anlam kazandı. İnatçılığımın aslında kötü bir inat olmadığını gördüm. :) Benim hayatımda imkansız diye bir şey yoktur mesela. Bunu daha çok farkettim. Nerede bir imkansız duran bir şey görsem hep üzerine gittim. Hayallerine, kendine güvenen, son derste fonksiyonlar konusunda kendilerinin çıkarım yaptığı harika öğrencilerim var benim. Bu en güzel deneyimim. Empati kurabilmek, iletişim, öğrenciyle aranızdaki o bağ en güzel deneyim

Muki: Anlatan Eller projesini hayata geçirmek aşamasında ve hayata geçirdikten sonra ne gibi zorluklarla karsilastin?

Pelin: Hiç bilmediğim bir alandı sosyal girişim veya sivil toplum. Tam ortasına düşmüştüm her şeyin. İlk başta network açısından zorluklar yaşadım. Fakat iletişimi hayatımın en üst sıralarına yerleştirdiğim için bunun da çözümlerini buldum. Severek bir şeyi yaptığınız zaman önünüzde hiçbir zorluk duramıyor aslında. En büyük zorluğum uyku düzenim. Asla düzene giremiyor. Dünyayı kurtarmak isteyen bir sosyal girişimciyseniz uyuyamıyorsunuz. :)

DOMVdyXWsAI6ua4.jpg

Muki: Ileriye yonelik ne gibi planların var?

What are your plans for the future? 

Pelin: Annem her gece uyumadan önce bana ‘dünyayı kurtaramadın mı hala?’ diye soru soruyor. Ben de ‘biraz daha sabır.’ diye cevap veriyorum. :) İleriye yönelik planlarım arasında dünyayı kurtarmak var. :)

My mom keeps asking me "Have you not been able to save the world yet?" every night before I go to bed. And, I reply, "Have a little more patience". :) So, saving the world is among my plans for the future. :) 

Muki: Ileriye yonelik ne gibi hayallerin var?

What are your dreams for the future? 

Pelin: Benim hayattaki en büyük hayalim şu: Anladığımız ve anlaşıldığımız, önyargılarımızdan kurtulduğumuz, çocukların hep güldüğü, sevenin de sevdiğini gönül rahatlığı ile söylediği o toz pembe dünyayı hayal ediyorum ben. Her yeni güne büyük umutlarla uyanıyorum ki o heyecanım hiç bitmesin. Hayallerime adım adım. :)

My biggest dream in life is this: I always dream about a rose-colored world in which we all understand and are understood, are free of our prejudices, where all the children laugh and lovers can freely express their love. I wake up everyday full of hope to keep my excitement alive. Step by step towards my dreams. :)  

DNJN4V_XkAAPqNl.jpg

Muki: Anlatan Eller projesi disinda Pelin nasıl bir insandır?

Apart from the Anlatan Eller project, what kind of a person is Pelin? 

Pelin: Hayatı Anlatan Eller olmuş olan birine sorulacak en zor soru sanırım. :) Bunu iyi bir örnek olarak da asla vermiyorum. Kendime zaman ayırma konusunda ciddi problemlerim var. :) Kendimi hatırladığım kadarıyla, matematiğe aşık, çocukları çok seven, elleri ile anlatmalara doyamayan bir insanım. :)

This must be the hardest question to ask to someone whose life is all about Anlatan Eller. :) And, I am not giving this as a good example for people to follow. I have serious issues with sparing free time for myself. :) I am a person, as long as I can remember, who is in love with math, loves children and cannot get enough of using her hands while talking. :) 

Muki: Insanlarin yillar sonra bile seni nasıl tanimasini istersin?

How would you like to be known even many years down the line? 

Pelin: Bir arkadaşımın benim için yaptığı bir tanımlama vardı. Sanırım o şekilde tanımalarını isterdim. ‘Bir öğretmenden daha titiz anlatmak için kendini adamışsın.’ demişti bana.

A friend of mine had a description of me once. I think that's how I would like to be described. He had said, 'You devoted yourself to be able to teach more meticulously than a teacher would.' 

36873447_1765639140222688_4106260743844790272_n-1.jpg

Muki: Okuyucularimizin bu söyleşiden nasıl bir pay cikarmasini istersin?

What would you like our readers to take away from this interview? 

Pelin: İletişim kurun arkadaşlar. İletişim çok önemli. ‘Merhaba’ deyin. Gülümseyin.

Just communicate, my friends. Communication is very important. Just say 'Hello". Smile. 
 

Muki: Seninle iletişime gecmek isteyen okuyucularımız icin verebileceğin iletişim bilgilerin neler?

What is your contact information for our readers who would like to get in touch with you? 

Pelin:

 

Muki: Thank you so much for taking the time to share your journey with us. It's been a real pleasure to get to know you. 

Pelin: Çok teşekkürler! Duyarlılığınıza sağlık olsun!

Thank you very much! I appreciate your sensibility!